1. Sitemizin yazılımı değişmiş olup kullanıcı adı ile girişlerde başlangıçta sorun yaşanabilir , özellikle kullanıcı adında Türkçe Karakter olanlar. Giriş yapmak için kullanıcı adı yerine mail adresiniz ile giriş yapınız. Sorun yaşarsanız erdoganibrahim@msn.com veya 0506 296 64 94 ten bana ulaşabilirsiniz.İbrahim ERDOĞAN
    Duyuruyu Kapat

6 Yaş Arası Çocuklarda Cinsel Gelişim

'Makaleler, Araştırmalar, Yazılar' forumunda Ayşe86 tarafından 27 Ekim 2011 tarihinde açılan konu

  1. Ayşe86

    Katılım:
    6 Ekim 2011
    Mesaj:
    3,577
    Alınan Beğeniler:
    0
    6 yaş arasi çocuklarda cinsel gelişim

    3-6 YAS ARASI DÖNEM


    3-6 yas döneminde çocuk dokunma yoluyla kendisini ve cinsel organlarini tanimaya baslar. Çocugun cinsel organlarini elleyerek tanimaya çalismasi çogu kez büyükleri çok rahatsiz eder. Çocuga karisarak "dokunma,yapma", "ellersen kötü olur", erkek çocuklarda "keserler,kopar,çürür" seklinde yanlis yaklasimda bulunurlar. Bu gibi hatali sözler çocuklarda korku, endise ve utanma duygulari yaratacagindan , son derece sakincalidir.

    Dokunma yoluyla cinsel organini kesfeden çocuk zamanla tesadüfen zevk almaya baslar ve bunun sonucunda mastürbasyon yaptigi görülebilir. Küçük çocugun rastlanti sonucu kendini tatmin etmesi normaldir ve zararli sayilmaz. Sikça basvurulan bu cinsel uyarilma türü annelerin sandigi ölçüde korkulacak bir durum degildir. Bebekliklerinde çok uzun süre kendi baslarina birakilan çocuklarda bu duruma daha sik rastlanir. Cani sikilan, sevgi ve ilgi eksikligi duyan, bilissel açidan uyari ve doyumdan yoksun kalan çocuklar, kendilerine haz ve doyum saglayan tek kaynak mastürbasyon oldugu için devamli masturbasyon yapma ihtiyacini hissederler. Çocugu korkutup yildirmakla bunun önüne geçilemez. Olsa olsa gizlilige zorlanir. Onu korkutmadan ve konuya deginmeden baska bir seyle oyalayarak dikkatini baska bir yöne çekmek genellikle yeterli olur. Bir saplanti seklinde olursa, çocuk için evde-okulda nelerin eksik oldugu bulunmali, bu doyumsuzluk ve çatismalarin nedenlerin aranmali ve bunlarin giderilme yollari aranmalidir. Bu amaçla uzman denetiminde aile yönlendirilerek, olumsuz, yakin çevre ortami yeniden düzenlenebilir.

    Çocuklar,cinselliklerinin farkina vardiklari 3 yasindan itibaren, zaman zaman ana babalarini sasirtip, zor duruma düsürecek sorular sorarlar. Dogru olan, bu sorulari dogal karsilayip, aninda çocugun yas ve gelisim seviyesine göre fazla detaya inmeden yanitlamaktir.

    Çocuk cinselligi anlamaya çalisirken ilk önce fantezilerden yola çikar. Bunu hipotezler evresi izler. Süphesiz bu evrede yine fantezilerin izi vardir. Hipotez yaraticilari belirli bir yastan önce üremenin sindirim sistemi ile oldugunu düsünürler. Açiklamalar söyledir: Anne çocugu olsun diye ilaç ya da küçük bir tanecik içer ve ya (babanin rolünü katmak için) babanin idrarini içer. Diger bir hipotez, çocugun anüsten çiktigidir. Bazen yetiskinlerde bu açiklamayi daha kolay bulurlar. Kimi yetiskinler de bu açiklamayi daha kolay bulurlar. Kimi yetiskinler,çocugun anne kalbinde büyüdügünü söylemekle annenin çocugunu ne kadar sevdigini vurguladiklarini düsünürler. Bir yerden sonra,çocugun cinsellik ile ilgili hipotezlerine mantik katilir. Çocuk çevreden aldigi bilgileri rasyonalize eder. Bu bilgiler,parça parça, yanlis ya da çeliskili bilgilerdir. Çocuk yetiskinden bunlarin dogru olup olmadigini ögrenemedigi için, kendi olanaklari, mantigi ve duyarliligi ile çözmeye çalisir.

    Çocuga "nereden geldigi" konusunda bilgi verme yasagi kimi zamanda susarak gösterilir. Bu yasak o kadar agirdir ki,çocuk, soru sormamasi gerektigini bilinçsizce hissedebilir. Sorusuna cevap aldigi kimi zaman, ana babanin konusma biçimleri,esrarli ses tonlariyla kendilerini anlatmada serbest olmadiklarini ortaya koyar. Bu tavir çocuklarca, "Bununla ilgilenmek yasaktir!"diye anlasilir. Bu da, çocuklarin meraklarini iki kat arttirir, arastirmalarini derinlestirir. Ama ne yazik ki, yapilanlar hep bir hata duygulariyla karisir. Cinsel bilgi konusunda yardimsiz olan çocuk, sonuçta doyumsuz bir merak edinir ve suçluluk duygusuyla yüklenir. En kötüsü cinsel olaylarin pek güzel bir sey olmadigi, bu yüzden ilgilenilmemesi sonucuna varir. Sonuçta ilgilenilen konunun yasak,pis ya da günah oldugu inanci yerlesir. Bilinçaltina itilen bu inanç, birçok yetiskin insanin hayatini etkiler. Çünkü , böyle yasak bir atmosferde hata ve utanç kavramlariyla gelisen cinsel hayat,meraklar ve normal ihtiyaçlar,kisiyi ilerde kuracagi evlilikte güzel,saglikli,mutlu bir fizik ve sevgi kavramina götüremez.

    Sözel bilgi, çocuga bir sey saklandigi izlenimini vermemelidir. Basit, kesin, somut bilgi zihni karistirmaz. Sözel bilgi verirken önceden hazirlanmis düsüncesi yaratilmamalidir. Gebelik ve dogum gibi olaylardan dikkatle söz edilmelidir. Bu konuda annenin bilgi vermesi daha uygundur. Dogumun aci veren yönü üzerinde durmak yerine,anne olmanin güzelligi ve sevinci anlatilmalidir.

    Üç yasina dogru, çocuklar kiz-erkek ayriligini sezip incelemeye koyulurlar. Kiz çocuk, erkek çocugun cinsel organi ile daha erken ilgilenmeye baslar. Kendinde olmadigi için üzüntü duyar ve bunu açiga vurur. Buna tanik olan yetiskinin cani sikilir. Oysa açikça dile getirilen duygular için rahatsiz olunmamali,gereken açiklama yapilmalidir. Açiklama: "Kadinin çocuk dünyaya getirmesi için böyle bir yapiya ihtiyaci vardir"dan daha karmasik olmamalidir. Erkek çocuk,kendi cinsel organindan gurur duyar. Bu sebeple, kiz çocugununkiyle ilgilenmez, çünkü bunu bir eksiklik olarak görür. Bu olaylara çevre asiri önem vermezse çevrede vermez.


    .Alıntıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş