1. Sitemizin yazılımı değişmiş olup kullanıcı adı ile girişlerde başlangıçta sorun yaşanabilir , özellikle kullanıcı adında Türkçe Karakter olanlar. Giriş yapmak için kullanıcı adı yerine mail adresiniz ile giriş yapınız. Sorun yaşarsanız erdoganibrahim@msn.com veya 0506 296 64 94 ten bana ulaşabilirsiniz.İbrahim ERDOĞAN
    Duyuruyu Kapat

Limon Kız

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Meryem Hoca tarafından 25 Ekim 2011 tarihinde açılan konu

  1. Meryem Hoca

    Meryem Hoca Moderator

    Katılım:
    13 Ekim 2011
    Mesaj:
    242
    Alınan Beğeniler:
    0
    Limon kız kendini çok beğenirmiş “yiyecekler içinde en yararlısı benim. Herkes beni çok seviyor. Her yemekte beni kullanıyorlar. Hem bende C vitamini var” diye övünür, arkadaşlarını küçük görürmüş. Elma, portakal, çilek havuç, domates, salatalık, biber Limon kızın bu sözlerine için için üzülüyorlarmış. Bir gün elma arkadaşlarını toplayıp konuşmaya karar vermiş. Herkes düşüncesini söylerse bu duruma bir çare bulabilirlermiş. Limon kızın bu sözlerinden rahatsız olan herkese Pazar günü büyük çınar ağacının altında toplanacaklarını söylemişler. Bir tek Limon kıza haber vermemişler. Çünkü o gelip yine ortalığı karıştırabilirmiş. Sonunda Pazar günü olmuş, herkes toplantıya gelmiş. Elma başlamış konuşmaya; “arkadaşlar toplantımızın sebebini biliyorsunuz. Limon kızın bu sözlerine hepimiz üzülüyoruz. İnsanlara en yararlı kendisiymiş. Herkes onu çok severmiş. C vitamini varmış. Şimdi herkesin burada konuşup insanlara ne kadar yararlı olduklarını anlatmasını istiyorum. Besinlerin ne işe yaradıklarını herkes öğrensin, kimse boşu boşuna kibirlenmesin”. Portakal atılmış “bende de C vitamini var” demiş. Elma, kivi, yeşil biber, maydanoz, çilek “bizde de var” demişler hep bir ağızdan. Portakal devam etmiş “bizi yiyen insanlar yorulmaz ve hasta olmazlar”. Havuç söz istemiş “bende sizlerden daha çok olan bir şey var” demiş. Herkes havuca dönmüş merakla “A vitamini” demiş havuç. Elma “ne işe yarar A vitamini?” demiş. “gözler için çok yararlı” demiş havuç. “İnsanlar havuç yeyince daha iyi görürler, sağlıklı olurlar”. Daha sonra süt söz istemiş “ben, arkadaşlarım yoğurt ve peynir adına da konuşmak istiyorum” demiş. “A vitamini bizde de var. Ayrıca bizde özellikle çocukların boyunu uzatan, kemiklerinin sağlam olmasını sağlayan KALSİYUM var” demiş. Yumurta ortaya atılmış “hey arkadaşlar bende sizler kadar yararlıyım” demiş. Bütün gözler yumurtaya çevrilmiş. Bu arada en arkalardan bir çift göz daha dikkatli bakmaya başlamış. Bu gözler Limon kıza aitmiş. Limon kız elma ile portakalı kendi aralarında konuşurlarken duymuş toplantıyı öğrenmiş. Gizlice o da gelmiş. Saklanmış yumurta devam etmiş “beyazımda insanların büyümeleri için çok önemli olan PROTEİN vardır, sarı yuvarlakta ise DEMİR. Demir damarlardaki kanın yapımında çok önemlidir. Yenen bütün bu kanla birlikte vücudun her yerine ulaşır”. Limon kız çok heyecanlanmış “parmaklarının ucuna kadar da gidiyor mu*” diye bağırmış. Herkes Limon kıza dönmüş, kimseden çıt çıkmamış. Limon kız çok utanmış “şey.. hepinizden çok özür diliyorum arkadaşlar. Beni çağırmadınız ama ne konuşacağınızı çok merak ettim onun için geldim. İyiki gelmişim. Eğer gelmeseydim bunların hiçbirini öğrenemeyecektim. Sizlere öyle davrandığım için hepinizden özür dilerim” demiş. Elma “bunu anlamana çok sevindik. Umarım duyduklarından sonra kimseyi küçük görmezsin” demiş. Bu arada portakal söze karışmış “arkadaşlar gördüğünüz gibi hepimizin insanlara ayrı ayrı yararı var. İnsanların bütün besinlerden yemesi lazım” demiş. Limon kız “evet haklısınız. Bir arabaya benzin koymazsak yürümez. Çeşitli besinlerden yemeyen insanlar ömür boyu hasta olur. İlaç kullanırlar” demiş. Bu sözler üzerine yumurta “limon kız sen biraz önce bir soru sormuştun. Evet yenen bu besinler parmakların uçlarına kadar gidiyor. Elbette yemeklerini yiyen insanların” demiş. Oradaki herkes kendini şimdi daha iyi hissediyor, limon kızın kendilerini anlamalarından dolayı mutluluk duyuyorlarmış.
    Öğretmen çocuklardan kendisini rahatça görebilecekleri şekilde otumalarını ister. Daha sonra başından çok ilginç bir olay geçtiğini bunu onlarla paylaşmak istediğini belirtir. Artık kış geldiğini havaların iyice soğuduğunu söyler. Bunun için kendine bir kazak almak üzere mağazaya gittiğini söyler. Orada bu soğuk havada çok açık ve ilginç kıyafetli biriyle karşılaştığını, üstelik bu kişinin ten renginin de çok koyu olduğunu belirtir. Merak ederek bu kişinin yanına gittiğini ve neden bu havada bukadar açık giyindiğini sorduğunu söyler.O kişi ise;
    "Ben Afrika'dan geliyorum. Benim ülkemde havalar sıcak olu, onun için biz hep böyle giyiniriz. Burada bir arkadaşımı görmeye geldim. ben Türkiye'ye ilk defa geliyorum. Bu kadar soğuk olduğunu bilmiyordum. Onun için kendi kıyafetlerimle geldim ama şimdi çok üşüyorum. Onun için kendime bir kazak alacağım."diye söylediğini belirtir.Ten renginin neden böyle olduğunu sorduğunda ise bunun Afrikalılara özgü bir şey olduğunu, oradaki bütün insanların ten renginin böyle olduğunu söylediğini söyler. Daha sonra kendisinin de ülkemiz hakkında bilgi verdiğini söyler. Ülkemizde 4 mevsimin bir arada yaşandığını,her mevsime göre farklı kıyafetler giydiğimizi, mevsimlere göre değişik sebze ve meyveler tükettiğimizden bahseder. daha sonra tanıştıkları için çok memnun olduklarını kendisinin afrikalıya bir kazak alarak hediye ettiğini ve daha sonra vedalaşarak ayrıldıklarını söyler.
    Daha sonra çocuklarla sohbet etmeye başlar. Çocuklara;
    Eğer siz benim karşılaştığım gibi başka ülkeden birisiyle karşılaşisaydınız neler yapardınız?
    Ona ülkemizi nasıl anlatırdınız?
    Eğer o kişinin yerinde olsaydınız neler hissederdiniz? gibi sorular sorar ve cevaplar alınır.
    Daha sonra öğretmen hazırladığı bir türk bir de afrikalı çocuk kuklalarını çocuklara verir ve bu olayı özgün bir şekilde canlandırmalarını ister.

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş